Etiketler

, , , , , ,

bilen bilir eski zamanları çok sever eski anıları sık sık hatırlarım. İşte bunlardan bir tanesi de kısa ama eğlenceli ve heyecanlı süren tiyatro zamanlarım… Heyecanı doruklarda yaşadığınız ender sanatlardan birisi. O heyecan sizi sahneye çıktığınızda rezil de edebilir zirveye de taşıyabilir. İyi ve dozunda kullanmak lazım:D Çok zor bir sanat dalı. Bu sanata gönül veren ve emek harcayan herkesi çok takdir ediyorum. Ben yürütemedim. Bir çok şeyden fedakarlık yapmak lazım. Şartlar elvermedi devam ettiremedim. Bu nedenle dediğim gibi bu işi sabırla sürdüren insanları hep takdir etmişimdir. Ama tiyatro sevgisi hep sürdü. Kendimce tiyatroya dair bişeyler yapmaya çalıştım. Mesela tiyatro çalışmalarında kullandığımız teknikleri hala uygulamaya çalışırım. Çünkü bu tekniklerin insana kendini iyi hissettirdiğini düşünüyorum. Aslında kişisel gelişim için yada terapi için bu teknikler kullanılabilir belki de kullanılıyordur. Herneyse asıl meseleye gelmek istiyorum. Bundan sonra tiyatroya dair bildiklerimi ve öğrendiklerimi blogumda paylaşacağım. İlgisi olanlar için güzel paylaşımlar yapacağımın garantisini veririm:D

Tiyatro nerde ortaya çıktı? nasıl ortaya çıktı?

Tiyatronun temeli aranırsa Mısır ve Yunan tiyatrosunu iyi incelemek gerekir. Ve ilk tiyatro, dinsel törenlerin bir biçimi olarak gelişmiştir. En azından o zaman tiyatro bir kutlama olarak çıkmıştır. Dil, maske ve oyun yoluyla insanlar önce tanrılara, daha sonra hızlı bir gelişmeyle insanlara dönüşmüştür.
Antik yunan bizlere tiyatroyu armağan etmiştir. bugün varolan tiyatro biçimleri antikten etkilenmiş veya karşı çıkmıştır. antik tiyatro her zaman itici bir güç oluşturmuştur.
Bir Antik Yunan oyunu olan Antigone (http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s18/zerenler.pdf) ve Elektra, bugüne kadar yaklaşık yirmi değişik yazar tarafından dramatize edilmiştir.
Tiyatro tarihinde en çok dramatize edilen oyunlardan biri de Oedipus(http://tr.wikipedia.org/wiki/Oedipus)‘tur.
Mısırlılar ise dini oyunlarını ve öldürülüp tekrar dirilen Osisris(http://tr.wikipedia.org/wiki/Osiris)’in ızdıraplarını tiyatrolarına yansıtmışlar ve oynamışlardır. Yunanlı tarihçi Heredot dinsel kökenli eğlenceleri Mısırlılar’ın bulduğunu yazılarında dile getirmiştir. Heredot’a göre Mısır’lılardan bu eğlenceleri Helen’ler almışlar. Daha sonra bu eğlenceler Antik Yunan’a yansımıştır. Heredot aynı zamanda Mısır Tanrısı Osiris ile yunan tanrısı Dionysos arasındaki benzerliği defalarca vurgulamıştır.
Efsanevi olarak tiyatro Dionysos ve Atina’nın etkileşiminden, Zeus’un başı ve baldırından ortaya çıkmıştır. Tiyatroda ilk diyaloğu Thespis’e borçluyuz.Aiskhylos, Persler adlı oyununda koroya ikinci cevap vericiyi koymuştur. Sophokles ise Orestie adlı oyununda üçüncü oyuncuyu ortaya çıkarmıştır. Böylece tiyatro gittikçe coşku ve anlayışın sentezi için bir sanat öğesi olmuş ve bugüne kadar gelmiştir.

(Yılmaz Arıkan’ı “Uygulamalı Tiyatro Eğitimi” adlı eserinden yararlanılmıştır).

Reklamlar