Etiketler

, , , ,

Hatırladınız mı?

Tenten, orjinal ismi Tintin,  genç bir gazeteci ve gezgindi.  Maceralarında ona köpeği Milu (Fındık), arkadaşı Kaptan Haddock ve başka pek çok renkli karakter eşlik ederdi. Çok severdim çok. Şimdi sinemalardaymış bu habere bayıldım:D

Tenten:D

Belçikalı sanatçı Herge Georges Remi’nin 1929 yılında yarattığı Tenten, Avrupa’nın bilinen ilk bant – karikatürü olarak bir gazetenin çocuk ilavesinde yayın hayatına başlamıştı. Bant karikatüründeki Tenten’in serüvenleri hiçbir heyecan verici özelliğe sahip değildi ve Herge, sonradan bu bant karikatüründe yaşayan Tenten’i evlatlıktan reddetti ve asıl oğlu olarak bugüne dek dünya çapında 350 milyondan fazla satan albümlerde yaşayan Tenten’i benimsedi.

Bu denli kalıcı bir karakter olmasına karşın Tenten aslında karizmadan yoksundur, hazır cevaplık şöyle dursun espri bile yapmaz.  Dürüsttür, acardır, yalan dolan bilmez, katıksız bir serüvencidir ve James Bond’dan yıllar önce dünyayı dolaşıp sayısız kötü adamla tanıştığı serüvenleri boyunca (toplam 21 serüven) zerre kadar değişmez. Onun dünyasını asıl cazip kılan şey birbirinden renkli yan karakterlerdir.

Herge kendi çocukluğunun bir yansıması olarak yarattığı Tenten’in kişiliğini 40 yıllık yayın hayatı süresince pek geliştirmemiş olsa da, serüvenlerin tekdüze ve birbirinin aynı gibi görünmemesi için takdire değer bir çaba göstermiştir. Tenten’in aya gittiği bir macerası bile vardır örneğin. Ne var ki, Herge’nin kahramanıyla beraber dünyayı arşınlama hevesi yıllar sonra hala tartışılacak bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmişti. Tenten serüvenlerindeki Batılı ve medeni olmayan tüm ulusların ilkel gösterilmesi, dahası erdemli Tenten tarafından bile aşağılanmaları serinin üzerine bir ırkçılık yaftası da yapıştırmıştı. (Bu konudaki en kötü şöhretli serüven “Kara Altın Diyarı’nda).

Tenten sinemaya ilk kez uyarlanmıyor, ancak Steven Spielberg’in Peter Jackson’la beraber çektiği uyarlamada ilk kez gerçek anlamıyla canlanıyor. Tümüyle dijital çekildiği ve oyuncu performansları canlandırma karakterleri birleştirildiği için ete ve kana bürünüyor diyemiyoruz belki ancak gördüğümüzü kadarıyla Herge’nin karakterleri bu kez adeta nefes alıyorlar.

Bilinen ilk Tenten uyarlaması, 1947 yılında küçük bir Belçika stüdyosu yapımı olan “Altın Kıskaçlı Yengeç”ti. Claude Misonne ve Jo,,o Michels’in çektiği bu siyah beyaz film aynı zamanda sinema tarihine stop-mo tekniğiyle canlandırılmış ilk Tenten’i getirmiştir.(Aşağıdaki videoda bu filmden bir bölüm yer almaktadır).

Fransız yapımı “Tintin et le mistere de la toison dor” (1961) ise gerçek oyuncularla çekilmiş ilk Tenten filmiydi ancak hikayenin Herge’nin yazdığı herhangi bir Tenten macerasıyla alakası yoktu.

1969 ve 1991 yıllarındaki pek de başarılı sayılamayacak animasyon serisi girişimlerinden sonra Tenten sinema için neredeyse erişilmez bir karakter olarak kaldı.

Oysa Steven Spielberg ona “Raiders of the Lost Ark/Kutsal Hazine Avcıları”nı çektiği ‘80’li yılların ilk yarısından beri göz koymuştu. Serinin hayranıydı. Ve nihayetinde, 2001 yılında Tenten animasyonu yapacağını duyurmuştu (kerem sanatel-Milliyet Sanat dergisi).

“Tenten’in Maceraları: Tekboynuzun Esrarı” başarılı olduğu takdirde, Spielberg seriyi üçlemeye tamamlayacak. Ve 2011 yapımı Tenten fragmanı:D

 ekşisözlük yazarlarından Tenten yorumları süper:D

*uğur dündar‘ın gençliğine benzetirdim ben bunu. hey gidi.:D

*çizgi roman kahramanları içinde en sevdiğim, doğaüstü, sıradışı, özellikleri olmayan, çevresinde sürekli dostları ve köpeği fındık bulunduğu halde bana her zaman yapayalnız olduğu hissini veren, bu yüzden de yaşadığı maceralar ve hayatına hayran olmama rağmen içten içe acıdığım uzun ince kibar genç.(katılıyorum)

*türk gençlerine 90’lı yılların ortasında saç modeliyle ilham veren çizgi film kahramanı…

*ufak görünümüne aldırmamak gerekir.öyle ki hikayelerinde kendisiyle velet diye dalga geçen bir sürü kişiye dayak atmışlığı vardır.

*bir zamanlar tum liseli genclerin sac modelini benimsedigi yakisikli cizgi film karakteri (ya valla asiktim ben ona)

*çocukken heidi ile rekabete giren kahramanımdı kendisi, şimdi filminden ilk kareleri görünce duygulanıp, bir yaşlı edasıyla “nasıl da çabuk geçiyor yıllar anasını satıyım” diye düşünmeme vesile olmuştur.
o havaya kaldırdığın saç tutamını yerim ben !