Etiketler

, , , ,

Sene 1930. Yer Indiana. Amerika’da ırkçılığın ve nefret söyleminin ayyuka çıktığı dönemdir. İki siyah genç, sırf derilerinin renginden ötürü, durup dururken yol ortasında bir grup beyaz erkek tarafından kovalanırlar. “Siyahları istemiyoruz” diye bağırır arkadaki güruh: “Defolun topraklarımızdan.” İki siyah delikanlı panik içinde koşmaya başlar, ama kovalayanlar onlardan daha hızlı çıkar. Onlarca insan savunmasız ve silahsız iki kişiye tekme tokat girişir, çullanırlar. Gençleri ölesiye döver, ardından linç eder, sonra da cansız bedenlerini bir ağacın dallarından sallandırırlar. Bölgedeki öteki siyahlara da ibret olsun diye. İki delikanlının bedeni ağacın dallarında sallanır, karayelde titreşen yapraklar gibi. Olay yerine gelen muhabirler fotoğraf çeker, gazetelerine yazı geçerler. Polis faillerin peşine düşer ya da düşer gibi yapar. Birkaç kişi mimlenir, gerisi geçiştirilir. Derken unutulur hadise. Seneler sonra birgün Amerikalı şair Abel Meeropol bir kitabı karıştırırken o gün orada çekilen siyah beyaz bir fotoğraf bulur. Gözlerini ayıramaz fotoğraftan. Ağaçtaki gençlerden koparamaz bakışlarını. Aynı gün eve gidince bir şiir kaleme alır: “Güneyde ağaçlar tuhaf bir meyve verir/Yapraklarında kan, köklerinde kan/ Güneyin rüzgarlarında sallanır siyah bednler/Tuhaf meyveler gibi…”

(Elif Şafak’ın Tuhaf Meyve adlı yazısından alınmıştır. http://www.haberturk.com/yazarlar/elif-safak/710558-tuhaf-meyve)