Yapmalı mıyım yapmamalı mıyım? Gitmeli miyim gitmemeli miyim? Katılsam mı katılmasam mı? Olmalı mı olmamalı mı? İşte tüm mesele bu:) sonuç: elde var hiç. Feci bir kararsızlık dönemindeyim. Aslında üniversitede ani verdiğim kararlarla meşhurdum diyebilirim. Bir gecede ben gidiyorum memlekete der valizimi hazırlar ve giderdim. Bu elbiseyi beğendim deyip  başka yerlere bakmadan hemencik alırdım. Ama bu aralar yoğun kıvamda kararsızlıkla bir ilişki içerisindeyim. Sanırım havalardan böyleyim. Sevgili kış geçen iki senenin intikamını aldı adeta. Hatta bize Kadir inanır ses tonunda şöyle diyor sanki:  “nnnnolduuuu? Beni sıcak geçer sandınız nnndeğil mi? Nama ben burdayım ulen. Alın size kar, alın size buz, düşün ulennnnnn nıhaahaaaaa:), bakın ilkbahar ayı marttayız ama ben daha ölmedim burdayım nıhahaaaaa” . Ama sevgili kış abi çok uzun sürdün be. Artık bunalımdayım yani sırf senden ötürü. İçimdeki yaşama sevincini aldın be. Ama ben biliyordum. Olacakları tahmin ediyordum. Bu sene kar başka yağdı bilirim benJ  herkes kar yağarken sevinç çığlıkları atarkene ben “yağarken güzeldir kerata ama bir de yağdıktan sonra güzel mi siz ona bakın” der idim.  Netekim sevinçler kara karşı oluşan bu “ay çok tatlı” ifadeleri artık yerini nefret ve kin duygularına bıraktı. (Abarttım sanırım).  Tamam kış iyidir güzeldir mikroplar ölür, çiftçiler sevinir vs. Hele akşamlarında kestane yemek gibisi yok ki Kışın sevdiğim tek aktivite bu zaten. Bir de battaniyemi üstüme çekip, elektrikli ısıtıcıya ayaklarımı uzatıp, bitki çayımı yanıma alıp film seyretmek.  Ama artık yiteeerrrr:) (Cüneyt arkın bakışıyla) yeter nulennnnJ

Neyse sanırım birkaç güne havalar ısınacak – mış. Bu arada Şu “mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” olayını yaşadık mı yaşayacağız mı daha acabaJ (eğer yaşamadıysak)  ooooo yooooo buna dayanamam, dayanamam…

Artık penceremde kuşların öttüğü, güneşli bir sabaha uyanmak dileğiyle

bir de şarkı armağan etmeden olmaz:) Lighthouseden gelsin Sunny Days:D