Etiketler

, , , , , , , ,

size iki kitap önerisi. Bir tanesi çok eskilerden. diğeri ise günümüzden.

ilk kitapla başlayalım. Bu kitabı ilk kez 1999 yılında okumuştum. Fakat o yıllarda kitabı bitiremedim yarım kaldı. Ve şimdi yeniden kitabı buldum ve baştan sona  soluksuz okudum. Kitabın ismi “Annemi bir daha görebilsem”. 1997 yılında basılmış. Yazarı olan Zana muhsen’in başından geçen bir hayat hikayesi yani gerçek bir hayat hikayesi. Ve ben böyle kitaplara bayılıyorum. İçinde “gerçeklik” var. Fakat biliyoruz ki gerçekler bazen acıdır. Bu kitap ta yüreğinizi acıtacak bir hikaye anlatılıyor. Fakat kitapta beni çeken şey olayın acı ve hüzün boyutundan çok (ki aslında dramı pek sevmem zaten hayatta yeteri kadar dram var) macera boyutu. Bir kaçış hikayesi anlatılmakta tam 8 yıl süren bir kaçış hikayesi. Hemen konusunu paylaşıyorum sizlerle:

“İngiltere’de doğup büyüyen on beş yaşındaki Zana ile on dördündeki Nadia, geçirecekleri altı haftalık tatilin heyecanyla, babalarının “düşler ülkesi” olarak tanımladığı Yemen’e giderler ve orada bin üç yüzer sterlin karşılığı kocaya satılmış olduklarını anlarlar. Birbirinden yarım saatlik yürüme mesafesinde iki ayrı dağ köyüne yerleştirilen genç kızlar, suyu ve elektiriği olmayan evlerde, hareketlerini kısıtlayan vahşi hayvanlar ve silahlı adamlarla kusatılmış bulurlar kendilerini. Tecavüz, ağır gündelik işler, hakaret ve dayakla tam bir cehennem hayatına katlanmak zorunda kalırlar. Sekiz yıl sürer bu işkence. Anneleri tarafından uyarılan uluslararası meydanın olayı bütün boyutlarıyla işlemesi üzerine, Yemen hükümeti devreye girer ve Zana için bir umut ışığı doğar. Oğlu Marcus’u, çocuklarını terk etmek istemeyen Nadia’ya bırakıp ülkesine geri döner.Zana’nın oğlunu, kız kardeşini ve yeğenlerini İngiltere’ye getirebilmek için giriştiği umutsuz savaşım bugün hala sürüyor. ”

Kitabı okurken üzüldüm, heyecanlandım, şaşırdım en önemlisi de dinimi Türkiye gibi güzel bir ülkede yaşadığım için şükrettim. Ne demek istediğimi kitabı okursanız anlarsınız. Siz de gerçek hikayeleri seviyorsanız bu kitabı kesinlikle öneririm.

2. kitap ise polisiye roman türü sevenler için: Aklından bir sayı tut.

Kitabın yazarı John Verdon. Bu kitap ilk kitabı imiş ama ilk kitaba göre son derece başarılı olmuş bence. o kadar sürükleyici ki  480 sayfa olan kitabı ben 3 günde bitirdim ki bu benim kitap okuma tarihimde ender rastlanan bir durumdur:) Kitabın sonununun beni şaşırttığını söyleyebilirm. Ama öyle bir yer var ki resmen “neeeee, nasıl yani” diyerekten bağırmışım:)

Kitapta seri bir katil  ve katili bulmaya çalışan bir dedektif (klasik değil mi) Fekat cinayetler arasındaki bağlantı ve katilin kurbanların aklından tutuğu sayıyı tahmin etme yöntemi şaşırtıcı. Kurgu çok zekice. Bence kesinlikle arşivinizde olması gereken bir kitap.

Sevgiler, saygılar benden size dostlar…