Etiketler

, , , , ,

Uğur Dündar denilince iyi niyetli herkesin aklına dürüst ve tarafsız biri geliyordur eminim. toplumun her kesiminden sevilen birisidir. ne kadar dürüst ve doğru bir insan olduğunu bir kez daha anlamak için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Keşke medyadaki herkes Uğur Dündar gibi şerefli olsa ve onun meslek prensibine sahip olsa. asıl o zaman “gerçek”leri öğrenebiliriz. Kitapta Uğur Dündarın meslek hayatı boyunca yaşadığı zorluklar etkileyici bir dille anlatılmış. kitaptan daha fazla bahsetmeyeceğim. merak edenlerin merakı artsın:) kitapta uğur dündarın katıldığı programların yazılı olarak dökumanları da yer alıyor.  Bunlardan biri de Okan Bayülgen’in Kral Çıplak (30.11.2011)programına ait. Burada Okan Bayülgen’in aşağıdaki cümleleri çok hoşuma gitti. ve sizinle de paylaşmak istiyorum.

O.B: Bir kardeşinizin fikrine ihtiyaç duyar mısınız bilmiyorum ama benim bakış açım da şöyledir: Ben kendisini seven insanlardan hiç korkmam. Kendisini seven, kendisinden vazgeçmemiş insanlardan hiç korkmam. Genelde insanlar kendilerini sevdiklerini söyleyemezler. Bu egosantrik bir durum olarak anlaşılır, bu narsistik bir durum olarak anlaşılır, bu kendisine önemler atfetmek-vehmetmek olarak anlaşılır; ama modern çağın insanının çevresindeki herşey aslında onun kendisini sevmesini sağlamak içindir. Televizyonlar, giydiğimiz giysiler, ayakkabılar, kullandığımız arabalar, oturduğumuz evler, zengişlememiz, lüks tüketimlerde bulunmamız, lüks yiyecekler yiyebilmemiz-bulanlar tabii, yiyebilenler-herşey insanın kendisini sevmesi için yapılıyor. insan bunun için uğraşıyor, kendisini sevmek için uğraşıyor. bir insan kendisini değil de satın alacağı arabayı seviyorsa, kendisini değil de parayı seviyorsa, kendisini değil de başkalarını seviyorsa ben o adamdan korkarım; çünkü o adam her türlü şeye bulaşır. yalan da söyler o sevdiği şey için… Ha tabii çocuğunu sevmeyi, vatanını sevmeyi ayırt etmek lazım. Ama Allahı sevmeyi, peygamberini sevmeyi, inançlarını sevmeyi, prensiplerini sevmeyi, mesleğini sevmeyi.. Bunlar ayrı. Çünküü bunlar kutsal şeylerdir. Mesleki prensipler de kutsal şeylerdir. Bunun dışında insan kendisini sevecek. Satın alacağı şey için, satın almasına yarayacak para için, bilmem ne için, hiç bir şey için kendisinden vazgeçmeyecek.

Bu cümlelere tamamen katılıyorum. Sizce de öyle değil mi? Bi düşünün bakalım:D