Etiketler

, , , , , , , , , ,

(Bu olay yaklaşık 1,5 ay önce yaşandı. Bana yazmak ancak şimdi nasip oldu)13-yasindaki-ahmet-okul-harcligi-icin-calisirken-can-verdi-3114018

Haber şöyle başlıyordu “Adana’da 13 yaşındaki Ahmet Yıldız, okul harçlığını çıkartmak için haftalık 100 liraya çalıştığı plastik fabrikasında pres makinesine sıkışarak yaşamını yitirdi.”

“13 yaşında”, “okul harçlığı”, “100 lira”, “pres makinesine sıkışarak”. kelimeler döndü kafamda.

13 yaşındaymış Ahmet dedim kendi kendime. Ben o yaşlarda ne yapıyordum, ne düşünüyordum diye sordum kendime. Ahmetin harçlığını çıkarmak için çalıştığı zamanlarda ben ne yapıyordum. oynuyordum evet sokaklarda oynuyordum. Çocukluk ruhuna yakışır hayaller kuruyordum. Aslına bakarsanız doğrusu da benimkiydi. İnsanın ruhunu, bedenini, düşüncelerini yeni yeni keşfetmeye başladığı bir yaşta Ahmet ruhunu erken büyütüyordu. Eminim ki onun hayalleri benimkinden daha farklıydı, erken büyüyen ruhuna yakışır şekilde.  Evet insan küçükken sorumluluk almalı ama bu yaş 13 olmamalı be.

Bu olayla birlikte “çocuk işçi”, “çocuk işçilerle ilgili yasa” kavramlarını merak ettim.  Aslına bakarsanız “çocuk” işçi olması mı lazım, çocukların çalıştırılması doğru mu gibi sorular döndü beynimde. Araştırdım ve ilginç sonuçlar elde ettim.

Çocuk işçi nedir?

Çocuk işçi yasalar veya gelenekler açısından belirlenmiş bir yaşın altında çocukları ifade eder. Bu uygulama birçok ülke ve uluslararası yapı tarafından insani sömürü olarak kabul edilmektedir ki ben de bu düşünceye tamamen katılıyorum.Tarih boyunca çocuk işçiler değişik sınırlar içerisinde kullanılmıştır ancak evrensel okullaşmanın başlaması, sanayileşme döneminde çalışma koşullarındaki değişiklikler, işçi kavramının ve çocuk haklarının ortaya çıkması ile kamuoyunun tepkisini çekmiştir. Çocuk işçiler bazı yerlerde hala yoğun bir şekilde çalıştırılmaktadır ki bu ülkelerden biri de maalesef Türkiye.

Peki neden çocuk işçiler tercih ediliyor?

Çocuk işçi olgusu, üretimin emek yoğun biçimde gerçekleştiği sektörlerde kayıt dışı istihdam ve fason üretimin parça başı emek karşılığı ücret biçiminde gerçekleşmesi ile bir bütündür. Bunda çalışabilecek çağda olan nüfus yerine çocuk işçi kullanımı, iş gücü maliyetlerinin en düşük seviyeye indirilmesinin bir aracısıdır. Bunlarla beraber ekonomik anlamda elde edilmesi beklenen karın çoğaltılması için sektörün esnek iç gücü talebi göstermesi de çalışamayacak yaştaki nüfusun iş gücü olarak kullanılması tercihini tetiklemektedir. Yani yine en büyük neden her türlü kötülüğün de en temel nedeni olan para…

Çocuk işçi durumu Türkiye’de nasıl?

Türkiye ’de 6-17 yaş aralığında 893 bin çocuk çalışıyor. Bu çocukların 292 bini ise 6-14 yaş aralığında. 2006 yılından bu yana çocuk istihdam oranı değişmezken 3 bin çocuk daha mecburi istihdama katıldı.
Türkiye İstatistik Kurumu 2012 yılına ilişkin Çocuk İşgücü Anketi’ni açıkladı. Buna göre Türkiye’de 6-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 15 milyon 247 bin kişi. Bu çocukların yüzde 66,5’i kentsel, yüzde 33,5’i kırsal yerde. Çocukların yüzde 91,5’i bir okula devam ederken, yüzde 8,5’i okula devam etmiyor. Yaş grupları itibarıyla, 6-14 yaş grubundaki çocukların yüzde 97,2’si, 15-17 yaş grubundaki çocukların ise yüzde 74,7’si okula gidiyor.

Bu konuda düzenlenmiş ulusal mevzuat ne diyor?

MADDE 71.Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.

MADDE 73. – Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.

Peki böyle bir mevzuat varken ortada neden hala 6-14 yaş aralığındaki çocuklar ağır koşullarda çalıştırılmakta. Demek ki yeterli bir denetim söz konusu değil.

Bu konuda “ekşi sözlük”te de ilginç yazılar buldum. İşte bunlardan bazıları:

*çocuk işçi nüfusu, bir ülkenin yoksulluk seviyesi belirlenirken esas alınacak kriterlerden biridir.

* isci cocuklarin dunya tarafindan taninmasi 1910’lu yillarda amerikali bir fotografci olan lewis hine tarafindan gerceklestirilen “cocuk isciler” isimli calisma ile başlamıştır.. fotografcilar tarafindan halen “fotograf dunyayi degistirebilir” onermesine ornek olarak gosterilen bu calisma sayesinde bir cok bildirge yayinlanip cocuk haklari evrensel beyannamesi olusturulmus ve cocuk emegi bir dunya sorunu olarak gunumuze dek gelmistir. (Fotoğraflardan bazıları yazının sonunda yer almaktadır).

*ilo sozlesmelerine aykiri bir uygulamayla emekleri somurulen cocuklar. ozellikle brezilya, arjantin, turkiye gibi az gelismis ulkelerde cocuk isci calistirmak cok yaygin. bu isin gecmisiyse, cok daha kötü. endüstri devrimi doneminde, kimsesiz cocuklar yurtlardan alinip maden ocaklarinda ve fabrikalarda calistirilirmis. o donemlerde “yataklar hic sogumaz” sloganiyla yaptirilirmis bu is. soyle ki, araliksiz bir vardiya sistemiyle calistirildiklari icin cocuklara yalnizca 4-5 saat uyku icin izin verilirmis; oyun oynamak ya da arkadaslariyla vakit gecirmek gibi luksleri elbette yokmus.

* eti senin kemiği benim diyerek bir ustanın yanına verilmiş çocuktur. bir gün okuma konusunda konusunda çok hevesli olmayan bir çocuğu babası yaz tatilinde bir marangozun yanına çırak olarak verir. çocuk bütün yazı çekiç sallayarak geçirir. çalışan bir çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu görmüştür. mesaj yerine gitmiştir; çocuk yaşadığı şehrin en iyi liselerinden birinde okur, ülkenin en iyi üniversitelerinden birini bitirir, üzerine de işletme yüksek lisansı yapar.

bahsi geçen çocuğun okuma şansı vardı, evine ekmek götürmek zorunda değildi. ama türkiye’de milyonlarca çocuk, “keşke çalışmak zorunda olmasam, keşke okuyabilsem” diye düşünüyor her gün yatağa yattığında.

* mcdonaldsin global corporation olarak, en buyuk devlerden biri olmasindaki unsurlardan biri. oyledir, insanin ezilmesi icin ucuncu dunya ulkelerinde olmasi gerekmiyor. yetiskin bir insanin yapacagi isi cocuklara yaptiran mcdonalds normalde yetiskinin saatine en az $14 vermesi gerekirken 14 yasindaki cocugun eline saati icin $7 veriyor bunun birazina da devlet baba vergi diye el koyuyor yavrucagin elinde kala kala $4,70 falan kaliyor.

* richard arkwrigthin 1750 lerde ingiltere de dokuma endrustrisinde yeni bir cagi baslatan water frame bulusuyla baslatilmis cocuk isci koleligidir. dokuma endustrisinin ingiltere yararina bulundugu katki zenginlerin o kadar hosuna gidiyor ki, aceleyle kurulan fabrikalara fakir halki karin toluguna doldurup calistirdiklari gibi, o halkin cocuklarini da, korkunc cezalar ve calisma sartlarinda kole gibi calistiriyorlar, bu zamanda olen, sakat kalan cocuklarin sayisi halen bilinmiyor. ve bir ara durum o kadar vahim bir hale geliyor ki, onsekizinci asrin sonlarinda telef olan cocuklarin coklugundan ilgililer 18 yas altinda olan cocuklarin gunde 12 saatten fazla calismamasi icin yeni bir yasa cikartiyorlar.

Ah Ahmet, kim suçlu,  ortalığı süpürme, çay getirip götürme gibi işlerin yerine seni pres makinesinin önünde çalıştıran iş yeri sahibi mi, fakirliğin ve zenginliğin uç noktalarda yaşanmasına neden olanlar mı, ya da bütün nedenleri de içine alan insan ruhundaki  vicdan eksikliği mi? Sanırım üçüncüsü ağır basıyor. İnsanlar kay

30′ lu yaşlarına gelmiş ve hala büyümediğini düşünen insanlar varken şu dünyada, ah be Ahmet sen çok erken tanışmışsın herşeyle, çok erken büyümüşsün.  Ah Ahmet Ah. Toprağın bol olsun.

Lewis Hine’ın Çocuk işçilerle ilgili fotoğraflarından bazıları (oldukça etkileyiciler):

759px-ChildLabor1910 800px-Midnight_at_the_glassworks2b AmericanChildrenPhotographsByLewisHine33 cocuk-iscilerin-kaderini-degistiren-fotograflar_4405_b HIne_03-0258a hine1 (1) hine-london Lewis Hine6

 

 

Reklamlar