Etiketler

, , , , , , ,

İçerik

Üniversiteyi kazanınca büyüdüğünü sanıyor insan ama büyümek ve hayatı tanımak tamamen üniversiteden sonra başlıyor. Evet üniversite dönüm noktası, 4 seneninizin çok güzel geçeceği ve kampüsten ibaret olan süper bir hayat. Gerçekten kendi ayaklarınız üzerinde durmaya başlıyorsunuz, yeteneklerinizin farkına varıyorsunuz, kendinizi keşfediyorsunuz adeta… “Vay be ben bunu da yapabiliyormuşum” diyorsunuz? Ama asıl afili tecrübelerin edinileceği yer Üniversite değil, hayat Üniversiteden sonra başlıyor. Ve siz daha yeni yeni büyümeye, olgunlaşmaya başladığınızın farkına varıyorsunuz. Sizi ne mi büyütüyor? İnsanlar… Öyle insanlarla karşılaşıyorsunuz ki çıkarcısı, kin tutanı, sinsisi,vicdansızı, dengesizi,  vurdumduymazı, sorumsuzu, bencili, yalanın kitabını yazanı, sorularına cevap vermeyeni… Saydığım bu “asil” davranışların herbirini ayrı ayrı görebileceğiniz gibi hepsinin toplandığı özel yapım insanlar da oluyor, yaptıkları karşısında ağzınız bir karış açık kalıyor ki insan anatomisi izin verse 1 karıştan da fazla açık kalır ağzınız. Hey gidi insanoğulları. Ve diyorsunuz ki ben nasıl bir dünyada yaşıyormuşum daha doğrusu ben bir dünya yaratmışım ve de çok toz pembe yaratmışım, ben nasılmışım ki herkesin bu kadar iyi niyetli olduğunu düşünmüşüm? nasıl değer vermişim? Yeri geldiğinde kendimi boşverip onları düşünmüşüm? Yeri geldiğinde kendimi suçlayıp onları haklı çıkarmışım?İnanmışım?Sorular, sorular:D Sonunda şöyle diyorsunuz:”İşte ben asıl şimdi büyüdüm, ve büyümeye de devam edeceğim”. Ben içimdeki iyi niyeti asla öldürmem. Ama şunu da biliyorum ki asla ve de asla kimseyi kendiniz gibi sanmayın. Bu cümleyi çok duyardım ama şimdi kulak asıyorum;)

Yine de herşeye ve herkese inat, “what a wonderful world diyorum”, diyeceğim, demiştim:P

Herkese mutlu musmutlu günaydınlar:D Hadi rastgide…

 

I see trees of green, red roses too
Yeşil ağaçları görüyorum, kızıl gülleri de

I see them bloom for me and you
Sen ve ben için açtıklarını

And I think to myself what a wonderful world.
Ve düşünüyorum kendi kendime ne harika bir dünya diye.

I see skies of blue and clouds of white
Mavi gökleri görüyorum ve beyaz bulutları

The bright blessed day, the dark sacred night
Işıkla kutsanmış gün, karanlık kutsal gece

And I think to myself what a wonderful world.
Ve düşünüyorum kendi kendime ne harika bir dünya diye.

The colors of the rainbow so pretty in the sky
Gökkuşağının renkleri ne güzeller gökyüzünde

 Are also on the faces of people going by
Ve bir de geçip giden insanların yüzlerinde

I see friends shaking hands saying how do you do
Nasılsın diyerek el sıkışan dostları görüyorum

They’re really saying I love you.
Gerçekten seni seviyorum diyorlar

I hear babies cry, I watch them grow
Ağlayan bebekleri duyuyorum, büyümelerini izliyorum

They’ll learn much more than I’ll never know
Hiç bilmeyeceğim kadar çok şey öğrenecekler

And I think to myself what a wonderful world
Ve düşünüyorum kendi kendime ne harika bir dünya diye

Yes I think to myself what a wonderful world.
Evet düşünüyorum kendi kendime ne harika bir dünya diye.