Büyüdükçe, herşey değişmeye başlıyor. Sanat müziği herşeyim oluyor. Artık sahnem rahmetli babaannemlerin damı yerine bizim pencerelerin kenarları oluyor. Dilimden düşmeyen iki şarkı var: Muazzez Abacı’dan Vurgun ve Emel Sayın’dan Yağdır Mevlam su:D  Her müzik dersinde mutlaka “vurgun”u söylüyorum. Canım arkadaşlarım bıkmışlardır herhalde. Öğretmenim de sanat müziğini sevdiği için bana bir ödev veriyor. Zekai Tunca’dan “Üzme Beni” eserini öğrenmemi istiyor. Ben bu durumda her sabah o zamanlar çoook izlenen “Mehpare Çelik’in programını izliyorum. Ve çok beklemiyorum bir sabah gerçekten Zekai Tunca konuk oluyor, Üzme Beni şarkısını okuyor. Hemen yazıyorum. O an ne kaldıysa kulağımda her müzik dersinde söylemeye başlıyorum. O aralar Ali diye bir arkadaşım da “Ferdi Tayfur”dan “emmoğlu”nu söylüyor. Biz her müzik dersinde bu şarkıları söylüyoruz.  Sanırım arkadaşlarım bu şarkıları bizden sonra bir daha dinlememek üzere sonlandırmışlardır. Belki de duyunca şöyle bir mide bulantısı yaşıyorlardır. Eeee kolay değil 1 sene boyunca sürekli aynı iki şarkıyı dinlemek:)

Bu şarkıları dinlediğim yaşın 12 olduğunun düşünürsek ruhuma ağır şarkılarmış bunlar yahu. Tamam çok güzeller ama ağırlar hakikaten:)

Reklamlar