Etiketler

, , , , , , , , , , ,

Bulutlar1280x1024

o zamanlar başımızı kaldırıp gökyüzüne sık sık bakıyorduk. mavinin tonunu farkediyor, bulutlardan sonrasını merak ediyorduk.  Ve hani şu sihirli fasulye masalı varya, hani küçük çocuk  bulutları da aşıp giden bir fasulyeye tırmanıyor, hani  görüyor bulutların da ötesini, şato var dev varsihirlifasülye hah hah işte o hatırladın dimi.  İşte o masala inananlardandık. Ama tabi bir farkla şato yerine pembe pembe buluttan evlerin olduğuna inanıyorduk. Bir de kötü dev yoktu bizim masalımızda. Hatta bulutların yumuşak yastıklar olduğunu üstüne çıkılabilse mışıl mışıl uyuyabileceğimizi düşünüyorduk. Bulutlardan fal bakıyorduk kendimize ya da oyunlar oynuyorduk. Uzanıp yere, mis gibi havayı içimize çekerek bulut seçiyorduk kendimize. Sonra bir nevi beyin fırtınası yapıyorduk. Benzettiğimiz şeyler bazen aynı bazen farklıydı. Seviyorduk yaratıcılığımızı. Geceleri ise yıldızları izliyorduk. Dileğimizi tutmuş, kuyruklu yıldızın bir gece kaymasını bekliyorduk. O yıldız kaydı da bir gece, kaydı arkasında gerçekten toz bulutu bırakarak, ya da hayalle gerçek karıştı bilemem. Kuyruklu yıldız kuyruğuna takıp dileklerimizi götürdü.  Ve dipperstuttuğumuz dileklerimiz oldu:D Teşekkürler 22 sene önce balkonumuzun sağ tarafında yattığımız gece kayan kuyruklu yıldız:D Başka ne yapıyorduk gökyüzüne dair hah tabi ya nasıl unuturum. Hayat bilgisi dersinde öğrendiğimiz  büyük ayı küçük ayı takım yıldızları:D Bilmiş olanlar bilmeyenlere büyük bir gururla parmaklarıyla çizerek gösteriyorlardı. Büyük ayı büyük bir kepçeye küçük ayı küçük bir kepçeye benzerdi.  O zamanlar gökyüzüyle aramız çok iyiydi. Bak yine hatırladım bir şey daha. Kar yağdığında gökyüzüne bakardık, gözlerimiz sulansa da uçsuz bucaksız bir yerden gelen milyonlarca karın üstümüze yağışını izlerdik. Kimbilir belki de birgün görecektik o uçsuz bucaksız yeri, ama hepimiz mucizevi bir olayı yaşadığımızın farkındaydık, çünkü bakarken gökyüzüne kalbimiz küt küt atardı, heyecanlanırdık. Biz bir zamanlar başını kaldırıp gökyüzüne bakan çocuklardık, herşeyin farkındaydık, beş duyumuzu da doyururduk, görerek, dokunarak, duyarak, tadarak, hissederek. Dimağımız açık, soluklarımız temizdi. Kalplerimiz iyiydi.  Şimdi yine iyiyiz bu mümkün değil, çünkü gökyüzünü seven çocukların kalpleri kirlenemez, ama değişen şeyler var tabiki. Kaçımız kaldırıp ta başını bakıyor gökyüzüne, kaçımız kullanıyor beş duyusunun beşini de, kaçımız yaratıcıyız eskisi kadar, sorarım size çocuklar?