(Dikkat, bu yazıyı aşağıda paylaştığım şarkı eşliğinde okumanızı tavsiye ederim, çünkü bu düşünceler bu şarkıyı dinlerken ortaya çıktı. Ha şarkının sözlerine değil müziğe odaklanın; ve yine dikkat yazı yazıldıktan sonra zaman olmadığı için kontrol edilmemiştir sürçü lisan edersem affola;))

Yolda giderken çok oturgaçlı götürgeç, evler sıralanıyor birer, zaman zaman ağaçlar yeşilini gösterip kayboluyor. Fonda moody blues’tan melancholy man çalıyor. Zaman ve mekan hızla akıp giderken,göz kapaklarım ağır ağır kapanıp açılıyorlar sanki bu hain hıza meydan okuyorlar. Evet evet meydan okuyorlar, nedeni göreceli tabi kişiye göre değişir. Ne bileyim işte bazen yorgunluktan, bazen bıkkınlıktan, bazen anın durması için, güzel olan zamanı durdurmak için; eş anlamlı kelime gibi eş anlamlı bir hareket 🙂  Yolum kısa ama düşünceler çok, düşünceler uzun. Bu aralar kendimden çok kişiselleştirdiğimiz hayatı düşünüyorum, hani şu hayatın anlamı denen enstantane var ya işte onu..Buldun mu bişeyler diye sorarsanız evet buldum, ruhumu sakinleştiren, içimi aydınlatan birçok şey buldum hem de. Doğum günüme saklıyorum hepsini:) Çünkü artan yaşıma borçluyum bu güzel duyguları. Bir hafta daha biterken bu günün son yazısını da yetiştirmenin verdiği mutlulukla herkese güzel bir haftasonu diliyorum. İki günde çok şey yapılır. Lütfen boş boş oturup Tv izlemeyin,  kitap okuyun, bulmaca çözün, en azından pencereden bakın insanları izleyin hiç belli olmaz gördüğünüz biri bütün bakış açınızı değiştirir yada yeni bir karar vermenizi sağlar hiç olur mu demeyin olur:D, gökyüzüne bakın çünkü hergünü aynı gibi düşünseniz de en azından gökyüzü farklıdır, belki bulutlar zihninizi açar, ufkunuzu genişletir. Unuttunuz mu ya çocukken çok yapardık bunu uzanırdık yere bulutları birşeylere benzetmeye çalışırdık hadi ama yapmayan yoktur geri dönün o zamanlara. Neyse gece 12 olmadan, sindirella kül kedisine dönüşmeden önce bu yazıyı paylaşmalıyım:) O zaman kalın sağlıcakla:D

(Bu şarkının bu coveri mükemmeldir. Paylaşmadan duramadım)

Reklamlar