Barselona’ya gidişimizin üstünden bir sene geçti ben hala yazmayı bitiremedim. Nedeni işler güçler:) Ama inat ettim ya-za-ca-ğım:D o zaman hemen üçüncü günü yazmaya başlıyorum.

Üçüncü günümüze Montjuic tepesi ile başladık. Montjuic tepesi Montjuic kalesinin olduğu, mükemmel Barselona manzaralı, Mirador sahilini kuş bakışı görebileceğiniz bir yer. (Montjuic tepesi “Yahudiler Tepesi” anlamına geliyormuş. Eskiden yahudiler yaşarmış burada.)  Füniküler ve teleferiği kullanarak Montjuic kalesine ulaştık.

SAM_0245 SAM_0246 SAM_0247 SAM_0250

 

Kalenin etrafını gezdikten sonra yukarıya çıktık ve evet, işte o mükemmel manzara, bir yanda Barselona bir yanda deniz 🙂 Doğrusu izlemelere doyamadık.

SAM_0277 SAM_0279

SAM_0259 SAM_0260SAM_0280 SAM_0284 SAM_0286 SAM_0289 SAM_0290 SAM_0292 SAM_0293 SAM_0306 SAM_0320

Montjuic tepesinden sonra yine geldiğimiz gibi füniküler ve teleferiği kullanarak La Rampla caddesine doğru yol aldık. Yolumuz üzerinde Kristof Kolomb heykeline bir selam çakmayı unutmadık. Bu heykel kâşifin Amerika’yı keşfinden sonra İspanya’ya dönüşünün anısını yaşatıyormuş.
SAM_0369

SAM_0366

Caddenin yukarısına doğru ilerledikçe renkli bir dünyanın içine doğru girdik adeta. O kadar canlı ve hayat dolu bir yer ki mutlaka gitmeli, görmelisiniz. İnsan böyle yerlerde nefes aldığını hissediyor.

(Aşağıdakiler canlı manken. Yanlarında bulunan kutulara para attığınız zaman hareket ediyorlar ve fotoğraf çektiriyorsunuz.)

SAM_0362SAM_0363SAM_0361SAM_0360SAM_0359
Bu renkli caddenin renkleriyle renklendikten sonra (Tekerleme gibi oldu:D) caddenin ortasında bulunan La Boqueria pazarına gittik. Burası oldukça büyük, hertürlü meyve sebzenin olduğu, ünlü bir pazar. Biz de tabiki birer ikişer farklı meyveleri tattık.

(Aslında çok fazla fotoğraf var pazara dair fakat yiyecek fotoğrafı paylaşılmasını çok uygun görmediğim için sadece tek fotoğraf koyuyorum. Aslında bu bile fazla;))

SAM_0404 SAM_0382

Son durağımız Barça’nın en büyük meydanlarından biri olan  Espanya meydanı oluyor. Sonradan öğrendiğime göre bu meydanda bir zamanlar halka açık idamlar yapılırmış (Çok ürkütücü!). Bu meydanda Katalan Ulusal Sanat Müzesi ve bu müzenin ön tarafında bulunan akşamları çok renkli bir görünüme bürünen font magica (sihirli çeşme) yer almakta. Ayrıca Arena’da var fakat Boğa güreşleri yerine daha çok konserlere ev sahipliği yapmaktaymış. Çünkü Katalanlar boğa güreşini pek sevmiyorlarmış. (Katalanlar hakkında bilgi almak isterseniz>>>  https://tr.wikipedia.org/wiki/Katalanlar)

SAM_0327


SAM_0343 SAM_0347

Gezimiz boyunca aklımda kalan diğer ayrıntılar: Barselona’da  hırsızlığın fazla olduğunu, fakat bizim tehlikeli bir durumla karşılaşmadığımızı daha önce yazmıştım. Fakat “evet hırsızlık gerçekten varmış” dediğimiz bir  durumla karşılaştık. Aşağıdaki fotoğraf bu durumu kanıtlıyor. Çalınmış bir çanta, içinden para alındıktan sonra parktaki bir bankın kenarına fırlatılmış (ıyyy ürperdik :P).

SAM_0346

 

Gezimiz boyunca selfie çekmeye çalıştım. Ama bu konuda yeteneğimin olmadığını farkettim (Aman ne büyük yetenek zaten!!!:D). Aşağıdaki fotoda arkamda denizin çıkmasını sağlamaya çalıştım ama sonuç gördüğünüz gibi gayet başarılı!:D (Olsun hayatta tüm başarısızlıklarım böyle olsun:D)

SAM_0299

 

Gezi boyunca metroda o kadar minik dostlarla karşılaştık ki kimi sepette, kimi sahibinin yanında kimi de işte böyle çantada:D Tatlı, minik şey seni:D

SAM_0239

süper beşli olarak gittiğimiz heryerde selfie geleneğini bozmadık:) İşte onlardan biri.

SAM_0332Böylece üçüncü günümüzü de, Okay ustanın yaptığı yemekler ve biz çiçeklerin hazırladığı çay faslından sonra yorgun ama mutlu bir şekilde kapattık.

 

Gelecek yazı: Barça Günleri:4.Gün