Selam. Kitapların arka bahçesi köşeme kaldığım yerden devam ediyorum ve hızlı bir başlangıç yapıyorum. Bu aralar hayat hikayesiyle ilgimi çeken ve bilinen yazarlardan biri olan Stefan Zweig’in kitaplarını okuyorum. Kitaplarının ve anlatım dilinin özelliklerine geçmeden önce Stefan Zweig’i maddelerle kısaca tanıyalım.

*Doğum:1881-Avusturya-Viyana

*23 yaşında felsefe doktorası

*I.Dünya Savaşı sırasında savaş karşıtı düşünceleriyle pek çok kişinin olumsuz tepkileriyle karşılaşmış olsa da bu düşüncelerini asla saklamamıştır.

*Slazburgda yaşadığı sırada nazilerin baskısı nedeniyle şehri terketmek zorunda kaldı.

*Daha sonraki yıllarda İngiltere, Newyork ve Brezilya’da yaşadı.

*22 Şubat 1942 tarihinde eşiyle birlikte intihar etmiştir. Stefan Zweig, ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedeni olarak Hitlerin yarattığı kaosun kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı bir büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir.

Hayatı hakkında daha ayrıntılı bilgi için>>>http://www.bilgiustam.com/stefan-zweig-kimdir/

Zweig’in anlatım dili ile ilgili detaylı yorumlarımı kitaplarının tamamını okuduktan sonra yapmak istiyorum. Ama şu ana kadar okuduğum kitapların etkileyici ve sürükleyici olduklarını belirtmeliyim. Psikolojiye duyduğu yoğun ilgiyi eserlerini okurken fazlasıyla hissettim. Yaptığı psikolojik çözümlemeler oldukça etkileyici ve yaptığı tasvirler dozunda.

İlk olarak Amok Koşucusu’nun arka bahçesine giriyorum.

Hatırlatmalıyım ki bu köşede kitabın konusu ve kahramanlarına dair ayrıntılı bir inceleme yapmıyorum. Hani hikaye akıp giderken arada geçen bilmediğiniz kelimeler olur, hiç gitmediğiniz ülkeler, şehirler yada hiç duymadığınız şarkılar,şiirler, yazarlar olur ya işte ben onları paylaşıyorum sizinle;)

Tabi yine de konudan bahsetmemek olmaz. Onu da kitabın arka kapağında bulabiliriz:

Arka Bahçenin Kapıları Açılsıınnn…

İşte merak ettiklerim:

Amok koşusu: Malezya kültüründe görülen katletmeye yönelik çılgınlık durumudur. Manasız intihar saldırısı da deniyor. Kişi önce bunalıma giriyor, sonra kafasında kurmaya başlıyor. Başkalarının kendisi hakkında kötü planlar yaptığını, aşağılandığını düşünüyor. Bu düşünceleri biriktiriyor ve sonra ansızın patlayıp, insanlara gözü dönmüşçesine saldırıyor. Kendine geldiğinde ise hiçbir şey hatırlamıyor. Hastalığın tam nedeni bulunamamakla birlikte genel olarak erkeklerin yakalandığı bir hastalık. asya, pasifik, porto riko’da görüldüğü gibi navaho yerlilerinde de görülür. Bazı kaynaklara göre de, endonezya, malezya gibi bölgelerdeki musonların neden olduğu aşırı nemi, bunaltıcı ve boğucu havayı fizyolojik olarak kaldıramayan bünyelerin sonunda ruhsal olarak da tükenmesiyle ortaya çıkan ve ancak amok koşucusunun öldürülmesiyle sona erdirilebilecek olan hastalık. Zweig, kitapta bu hastalığı çok güzel tasvir etmiş.

Güneyhaçı (Crux) takım yıldızı: Güney yarım kürede yer almaktadır. 88 takım yıldızdan biridir. Haç motifine benzerliği nedeniyle en çok bilinen takım yıldızlardan biridir. 5 yıldızdan oluşuyor. Yıldızların isimleri mitolojik isimler gibi: acrux, becrux, gacrux, decrux ve epsilon. Konuya ilginiz varsa>>>http://www.kozmikanafor.com/crux-guney-haci-takimyildizi/

Kalküta: İsmini çok duydum ama hiç merak etmemiştim. Bu kitaptan sonra artık gitmek istediğim yerlerden birisi. Kalküta, Hindistan’ın en doğu kısmında uzanan, dünya genelinde en fazla Asya topluluğunu barındıran  ve  batı bengal eyaletinin başkenti olan ir şehir.

Sevdiğim bazı tasvirler:

 

Hadi Kahramanlardan birini çiz:

Ve…yeni bir şey denedim ve sanırım bunu diğer kitaplar için de yapacağım. bu kitaptaki kahramanlardan birini çizdim(Başka çizimlerden esinlenerek). Çizdiğim kahraman, yine kahramanlardan biri olan doktorun uğruna adeta amok koşucusuna dönüştüğü isimsiz kadın. Bakalım kitabı okuduktan sonra sizin kafanızda da böyle biri mi canlanacak.

Şarkılar:

Her ne kadar kitapta herhangi bir şarkı ismi geçmese de ben “Amok koşusu” hastalığından esinlenilerek yazılan şarkıları paylaşmak istiyorum.

Her kitabın bir şarkısı vardır:

Bu kitapta anlatılanları ve kahramanların yaşadıklarını gözümde canlandırdığımda sanki arka fonda hep bu şarkı çalıyordu.

Amok Koşucusu için bahçede olanlar bu kadar. Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitap kısa, öz ve insan psikolojisine dair tasvirler muazzam. Bir sonraki kitap yine Zweig’in eserlerinden biri olacak.

Görüşmek üzere, kendinizi sevin:)

Arka bahçenin kapıları kapansın…