Eğirdir, şimdiye kadar Isparta’nın bir ilçesiydi benim için. Konya çıkışlı, günübirlik bir turla Eğirdir’e gitmeye karar verdim. Fazla da beklentim olmadan, haftasonunu güzel geçirmek amacıyla gittiğim Eğirdir’e hayran kaldım.Bu tur sayesinde (Gezipero tur oldukça kaliteli, çok memnun kaldım) Eğirdir’in doğasının yanısıra diğer önemli özelliklerini de keşfetme fırsatı yakalamış oldum. Şimdi bu keşfettiğim özellikleri ve gezdiğim yerleri sizle paylaşıyorum. Hadi birlikte Eğirdir turu yapalım:)

Eğirdir’in önemli özellikleri neler?

Türk Silahlı kuvvetlerinin Dağ Komando Okulu
Dünyada eşine az rastlanan Kasnak Meşesi
Bir zamanlar Türkiye’nin hatta Dünya’nın en önde gelen Kemik Hastalıkları Hastanesi burada yer almaktadır.
Elması ile Türkiye ihtiyacının %30’unu karşılamaktadır.

 

Eğirdir Turu ile Nereleri gezdim?

Eğirdir Gölü: Tur’daki ilk durak noktası Türkiye’nin 4. büyük gölünü tepeden gören Akpınar seyir terası oldu.  Eğirdir Gölü’nün üzerinde doğal oluşumlu, yan yana iki ada bulunmakta. Adalar, merkez karaya yakın olması dolayısıyla doldurma yol ile hem birbirine hem de merkez karaya bağlanmış Böylece her iki ada da yarımada özelliği kazanmıştır. Seyir terasında, yarımada ve göl manzaralı yörük kahvaltısı yaptıktan sonra turumuzu kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Eğirdir kalesi: Yarımadaya doğru ilerlerken, gezilecek yerlerin fazla olması ve sürenin kısıtlı olması nedeniyle kaleyi sadece dışarıdan gözlemleyebilme fırsatı bulabildik. Kalenin M.Ö. 4. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde çeşitli tamirler görmüş.

Can Adası: İkinci durak noktamız Can Adası. Burada yapılaşma yok, sadece piknik alanı olarak düzenlenmiş. Ada Atatürk’ün Eğirdir’i ziyareti sırasında 1 Şubat 1933 tarihli Belediye Encümen Kararı ile kendisine hediye edilmiş. İsmiyle müsemma”can”gibi bir ada. Sakin, sessiz, tam kendini dinlemelik.

Yeşil Ada (Nis Adası): Can Adasından sonra Yeşil Ada geliyor. Taş temelli ahşap evler, dar sokaklar ve küçük balıkçı barınağı ile burası da Can adası kadar çekici ve otantik bir yer.  Dünya’nın ilk rahibeleri burada yaşamış. Hıristiyanlarca kutsal sayılan Ayastefanos kilisesi yine burada yer almaktadır.  Bu kilise daha çok müzik festivali gibi kültürel etkinliklerde kullanılmakta olup ayrıca akustiği nedeniyle piyano, gitar derslerine ev sahipliği yapmakta imiş.

Kovada Gölü: Burayı anlatmak için hangi kelimeleri kullansam? Acaba hislerimi hangi cümlelere anlatsam? Kurduğum bu cümlelerle bu gölün hakkını verebilir miyim? Ben en iyisi heyecanımı yatıştırana kadar biraz genel ve ciddi bilgiler vereyim:D

Kovada Gölü Göller bölgesinde bulunmaktdır ve Eğirdir Gölü’nün doğal bir uzantısıdir. Kovada Gölü‘nün çevresi zengin bitki örtüsüne sahip ve yüzlerce çeşit hayvan barındırmakta.  1970 yılından bu yana koruma altında. Göle giden yol üzerinde doğa müzesi var. Müzede yaban hayatıyla ilgili tahnitler bulunuyor. Yani Kovada’nın çevresinde bulunan ormanlık alanda ölü olarak bulunmuş hayvanlar ilaçlanıp, mumyalanarak bu müzede sergileniyorlar. müzeye giriş ücretsiz.

Bu göl, Türkiye’nin en güzel yerlerinden biri bence. Bir doğa harikası. Göle giden yol yemyeşil.Sanki bir ressamın eli değmiş yada ne  bileyim bir rüya aleminden geçiyormuşum gibi hissetim. bu büyülü yolun sonu Kovada’ya çıkıyor. Burası ise bir başka büyüleyici. Göl sessiz, sadece etrafında uçan kuşların sesi var. Rengi her mevsim ağaçların rengiyle uyumlu.  Sonbaharda sapsarı oluyorken bu mevsimde artık yavaş yavaş yeşile dönmeye başlamış. Anlatılmaz yaşanır hem de yılda en az iki defa;)

 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Yazılı kanyon:Son durağımız burası. Kanyon girişinde küçük bir alabalık çiftliği var. Burada öğle yemeğimizi yiyoruz. (Alabalıklar nefisti. Tadına doyamadım).

Yazılı kanyon Kovada Gölü yakınlarında, 1979 yılında tabiat parkı ilan edilmiş yine doğa harikası bir yer. Yazılı İsmini kanyon içinde ki kayaların üzerinde bulunan, ünlü yunan filozofu Epiktetosa ait HÜR İNSAN şiirinden almaktadır. Epiktetosa, kral yolunun da geçtiği bu kısmı keşfedip, bu şiiri yazıyor.

Ey yolcu, yol hazırlığı yap ve koyul yola;şunu bilerek:
Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir.
Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur
Ve kararında içtenlikliyse hür kişi;
Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi
Ve bununla yücelir kişi hatalarla değil.
Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tat almaz o;
Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran,
Zeus’tur herkese ara olan ve de tek kök insanoğluna.
Herkesin tek şansı vardır, o alır kader icabı beden
güzelliğini,
Budur say güzelliği ve hürolma hali gerçek anlamda.
Ruhen kle olan ise sakınmaz kötü sözden, Katmerli köle
de olsa
Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yreğinde soysuzluk vardır.
Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu ama
Yüceydi herkesten bir kartal gibi; bilgelikte ise takdire
şayandı ruhu.
Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu.
Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)
Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan,
Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya
geldi. (*)

Kanyonda yürüyüş yaparken uzun çam ağaçları dikkatinizi çekiyor ve büyülüyor. Kovada ve Yazılı Kanyon oksijen deposu adeta. Nefesimin tazelendiğini hissettim. Hava normalde soğuktu ama Kanyon’da ilerlerken yükseklik, çokça ağaç sayesinde terledik bile.Kanyonu gezmek için bu havalar ideal. Yine Kovada ve Yazılı Kanyon’da bitki çeşidi çok fazla. Hangi tarafa baksanız tablo gibi. Eşsiz manzarası ve gürül gürül akan su sesiyle Yazılı Kanyon’la turumuzu sonladırıyoruz.

 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu turu şu cümlelerle özetleyebilirim: Gözlerime doğa cümbüşü, ciğerlerime oksijen sefası yaşattım. Ve nasıl mutlu döndüm bilemezsiniz.

Bonus : Yol resimleri:D