Bu nehir Ceyhan nehri. Memleketimden başlar içinden geçer ve bir çok yeri ziyaret eder, mezapotamyanin sınırlarından biridir, kıymetlidir.
Bir zamanlar bu güzel nehrin derinliklerinde, garip bitkiler, irili ufaklı balıklarla birlikte deniz kızlarinin yaşadiklarina inanırdik. Kocaman yosunlar deniz kızlarinin saçlarıydi. “Nehirde” yaşayan bu “deniz kızları” sadece geceleri ortaya çıkarlardı ve onları görenler çok şanslı insanlardi.  Hikayeyi bu konularda usta, ablam anlatırdı. Çok güzel anlatırdı o tam bir masal anlaticisiydi. Nehrin mistik bir duruşu, nefes kesici  bir rengi vardi.O zamanlar boldu, bereketliydi nehir. öyle göz alıcı öyle hizli akardı ki onu tutan setlerin yanına yaklaşmaya korkardik. Korkardik ama yine de merakimiz korkumuza ağır basardı, setlerde otururduk bir gün deniz kızlarını göreceğimizi umarak. O setlerde deniz kızları masalının
yanısıra karlar kraliçesini de dinledik uyuyan güzeli de. Çocukluğumun en #prenses aynı zamanda en haşarı, bir taraftan en #özgüren güvende hissettiğim zamanlarının geçtiği yıllara sahittir bu nehir ve o setler. Deniz kızlarını hiç görmedik, ama güzel büyüdük, şanslı büyüdük be🎶 hayallerimizle geliştik, geliştikçe #yaratıcıolduk.
O zaman bize bu güzel masalları anlatarak çocuk gibi çocuk olmamizi sağlayan canım ablama ve Ceyhan’a teşekkürler 🙏